
Sırbistan, Balkanların hem tarihi hem kültürel hem de doğal güzellik açısından en zengin ülkelerinden biri. Osmanlı’dan Avusturya-Macaristan’a, Roma’dan Yugoslavya’ya kadar pek çok medeniyetin izleri burada görülebilir. Ülkenin başkenti Belgrad’ın modern yüzü ile Vojvodina’nın geleneksel yapısı, batıdaki milli parklar ve güneydeki antik şehirler birleşince ortaya keşfetmesi günler süren bir gezi rotası çıkıyor.






Belgrad Kalesi, şehrin hem tarihi hem de sosyal yaşamının merkezinde yer alır. Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktadaki bu ihtişamlı kale, MÖ 1. yüzyıldan itibaren Roma lejyonlarından Osmanlı’ya, Avusturya-Macaristan’a kadar farklı devletler tarafından kullanılmıştır.
Kalede mutlaka görülmesi gereken noktalar:
Gezgin İpucu: Gün batımında gelmek hem fotoğraf hem atmosfer açısından en iyi zamandır.


Skadarlija, 19. yüzyılda ressamların, şairlerin ve yazarların yaşadığı bir sanat mahallesi olarak ünlenmiştir. Bugün ise taş döşeli sokakları, canlı müzik yapılan restoranları (kafana), sokak ressamları ve otantik atmosferiyle turistlerin akınına uğrar.
Ne yapılır?



Dünyanın en büyük Ortodoks kiliselerinden biri olan bu yapı, aynı zamanda modern Sırp mimarisinin en görkemli örneklerinden biridir. Yapımına 1935’te başlanmış, dış kısmı tamamlanmış olsa da iç dekorasyonu hâlâ çalışılmaktadır.
Öne çıkan detaylar:






Belgrad’ın en hareketli bölgesi olan Knez Mihailova; alışveriş, restoran, sokak sanatçıları ve tarihi binalarıyla ünlü bir yaya caddesidir. Kalemegdan’a kadar uzanan bu cadde, 24 saat canlıdır.


Şehrin ortasında bulunan bu büyük ada, yazın plaj ve su sporları merkezi hâline gelir. Bisiklet, kano, yüzme, zipline ve piknik alanlarıyla tam bir tatil köyü havası vardır.
Yaz Tavsiyesi: Hafta sonu oldukça kalabalık olur; erken gelmek avantaj sağlar.






“Tuna’nın Gözbebeği” olarak bilinen kale, 17. yüzyılda inşa edilmiştir ve Avrupa’nın en sağlam askeri yapılarından biridir. Kale içinde sanat galerileri, tüneller ve ünlü saat kulesi bulunur. Saatin büyük ibresinin dakikayı değil, saati göstermesiyle ünlüdür.
Yılda bir kez Avrupa’nın en büyük müzik festivallerinden EXIT Festival burada düzenlenir.

Şehrin merkezi, pastel tonlardaki binaları, geniş meydanları ve canlı yaşamıyla ziyaretçilere keyifli bir deneyim sunar. Liberty Meydanı’nda yer alan Meryem Ana Katolik Katedrali fotoğraf açısından en çok ilgi gören yapıdır.
Yapılacaklar:





Sırbistan’ın ilk milli parkı olan bu bölge, “Sırp Athos’u” olarak anılır. Çünkü park içinde 16’dan fazla tarihi manastır bulunur.
Öne Çıkanlar:



Niş, Roma döneminden beri önemli bir ticaret ve askeri noktadır. Niş Kalesi, Osmanlı’nın 18. yüzyılda inşa ettiği en büyük taş kalelerden biridir. İçinde kafeler, konser alanları ve yürüyüş parkurları vardır.



1809’daki Çegar Savaşı’nda ölen Sırp isyancılarının kafataslarından yapılan bu kule, tarihin acı bir sembolüdür. Osmanlı’nın “gözdağı anıtı” olarak inşa ettiği bu kule bugün bir müzeye dönüştürülmüştür.



Roma İmparatoru Konstantin’in doğduğu şehir olan Niş’teki Mediana, antik villalar, mozaikler, hamamlar ve sütunlarıyla Roma döneminin ihtişamını gösterir.


Tara, Balkanların oksijen deposu olarak bilinir. Yoğun çam ormanları, dağ köyleri, doğal göller ve UNESCO korumasındaki Pança sediri ağaçları burada bulunur.
En Popüler Yer: Banjska Stena Seyir Terası
Drina Nehri’nin kıvrımlı manzarasını tepeden gören bu nokta, Sırbistan’ın en ikonik fotoğraf yeridir.



Kış sporları, modern kayak merkezleri ve teleferik hattıyla ünlüdür. Yazın ise göletler, yürüyüş rotaları ve ahşap köy evleriyle sakin bir doğa kaçamağı sunar.


Uvac, Sırbistan’da en çok fotoğraf çekilen doğal güzelliklerden biridir. Nehrin kıvrımları (“meander”) gökyüzünden izlenince dev bir yılan gibi görünür.
Ayrıca beyaz akbaba (griffon vulture) kolonisiyle ünlüdür.

Doğal erozyonla oluşmuş 200’den fazla “taş sütun”un bulunduğu bu alan, Sırbistan’ın en mistik yerlerinden biridir. Halk inanışlarına göre bu sütunlar şeytan tarafından dondurulmuş insanlardır.



Renkli dış cephesi ve Macar Art Nouveau mimarisinin tüm özelliklerini taşıyan bu yapı, Orta Avrupa’nın en güzel şehir binalarından biridir. İç turuna katılırsanız mozaikler, vitraylar ve seramik süslemeler sizi büyüler.



Subotica’nın hemen dışındaki bu göl; yürüyüş yolları, kuğular, bot turları ve sakin atmosferiyle romantik bir mola yeridir.



Tuna Nehri’nin kıyısındaki dramatik konumuyla Avrupa’nın en güzel kalelerinden biridir.


Orta Çağ’ın en büyük savunma yapılarından biri.

2 milyon yıl önce oluşmuş, dev stalaktit ve stalagmitleriyle ünlü bir mağara sistemi.
Görüntülenme: 20
Sırbistan Gezilecek Yerler
Yorum Yaz